1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

YSK’nın kararına hukukçular tepki gösterdi

3 Haziran 2019

YSK’nın soruşturma geçiren seçim kurulu başkanlarının 23 Haziran’da da görev yapması kararına hukukçular tepki gösterdi. Ankara Baro Başkanı Sağkan, ortada “hukuksuz” bir durumun olduğunu söyledi.

https://p.dw.com/p/3JmAW
Türkei Ankara Hohe Wahlkommission (YSK)
Fotoğraf: DW/Hilal Köylü

Sandık kurullarının usulsüz oluşturulduğu gerekçesiyle İstanbul seçimini iptal eden Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) soruşturma geçiren ilçe seçim başkanlarının 23 Haziran'da görev yapmasına hükmetmesi hukukçular tarafından tepkiyle karşılandı.

DW Türkçe'ye konuşan hukuk uzmanları YSK’nın bu kararının "çelişkili" olduğunu savunarak, İstanbul seçimiyle ilgili "hukuksuz ve çelişkili" durumlara son verilmesi çağrısında bulundu. 

"YSK kendi kendiyle çeliştiğini anlamalı

Ankara Baro Başkanı Erinç Sağkan DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, YSK’nın İstanbul seçimini seçim kurullarında görev yapan personelin kanunsuz iş yaptığını ve böylelikle seçmen iradesinin sakatlandığını öne sürerek iptal ettiğini hatırlatarak, “Şimdi iptal kararının tam tersi yönünde bir karar alınıyor. 31 Mart seçiminde görev yapanların 23 Haziran’da görev yapacağı söyleniyor. Demek ki, ortada sakatlanmış bir seçmen iradesi yok. Ya da bu sakatlanmayı seçim kurulu görevlileri yapmadı. YSK, kendi kendiyle çeliştiğini anlamalıdır” diyor.

Erinc Sagkan Anwaltskammer Ankara
Ankara Baro Başkanı Erinç SağkanFotoğraf: DW/H. Köylü

Baro Başkanı Sağkan, soruşturma geçiren ilçe seçim kurulu müdürlerinin alınan yeni kararla ilgili olarak YSK’ya “Ortada hukuksuz bir durum var. Görev yapacaksak, biz niye soruşturuluyoruz” başvurusunda bulunmasının kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Sağkan, YSK’nın neyi, nasıl ve niçin yaptığını açıklayamaz hale gelmesinden öte “sürekli hukuksuz bir durum yaratmasının” tartışılması gerektiğini belirterek, 23 Haziran’da yapılacak seçimin de beraberinde birçok hukuk tartışmasını getireceği uyarısında bulundu.

YSK'nın kararını değerlendiren eski cumhuriyet savcılarından Ömer Faruk Eminağaoğlu da, “Soruşturma baskısı altındaki seçim kurulu üyelerinin bağımsız görev yapabileceğini söylemek mümkün değildir” dedi. Eminağaoğlu; "YSK da bunu biliyor ama ortadaki hukuksuzlukları kapatmak için her gün yeni yöntem geliştirdiği için durumu idare edebileceğini sanıyor” diye konuştu. Seçmen iradesinin nasıl ve kimler tarafından sakatlandığının halen hukuken açıklanamadığına dikkat çeken Eminağaoğlu, “Çelişkili YSK kararlarıyla 23 Haziran seçimine gitmek, ülkeyi hukuksuzluğa sürüklemektir” uyarısında bulundu.

10 Haziran’da HSK’ya başvuru

YSK, İstanbul seçimini iptal ettiği 6 Mayıs tarihli kararı gereğince kanuna aykırı sandık görevlendirmeleri yapan ilçe seçim kurulu başkan ve üyeleri, ilçe seçim müdürleri ve diğer sorumlular hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu.

Ancak hukuken bu suç duyurusunun öncelikle Hakimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) yapılması gerekirken yanlışlıkla İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na yapıldığı ortaya çıktı. Bu yüzden de yeni bir karar alındı ve YSK, 31 Mart seçiminde görev yapan ilçe seçim kurulları görevlileri hakkında 10 Haziran'da HSK'ya suç duyurusunda bulunacak. YSK'nın HSK yerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvurması da tepki topladı.

Mehmet Hadimi Yakupoğlu
Mehmet Hadimi YakupoğluFotoğraf: privat

“Bu da ayrı bir yanlış”

Ankara Baro Başkanı Sağkan, YSK’nın 10 Haziran’da HSK’ya suç duyurusunda bulunacak olmasının “İstanbul seçimiyle ilgili yanlışlar zincirinin bir parçası” olduğunu söyledi.

Seçim kurullarında görev yapanların yanlışlarıyla ilgili başvuru yapılması gereken kurumun HSK olduğunu hatırlatan Sağkan, “Demek ki 6 Mayıs’ta apar topar bir karar alınmış, nereye başvurulacağı bile şaşırılmış. Kamuoyuna da gerekenin yapıldığı mesajı verilmiş. Bu yanlışlar niye yapılıyor diye sormak ve değerlendirmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

YSK’nın, HSK’ya başvurmak için de yeni bir karar almasına gerek olmadığını, ilk başvuruyu alan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının gerekli prosedürü işletmek için HSK’yı zaten devreye sokacağını belirten Sağkan, YSK’nın seçimlerle ilgili böyle bir yanlışın içine girmesinin kabul edilemez olduğunu dile getiriyor.

"AKP'liler var diye”

CHP'nin YSK Temsilcisi, avukat Hadimi Yakupoğlu ise YSK’nın ilçe seçim kurulu üyeleri arasında AKP’lilerin olduğu düşüncesinden hareketle cumhuriyet savcılığındaki suç duyurusunu geri alıp, HSK’ya başvurma yoluna gittiğini öne sürdü.

Yakupoğlu DW Türkçe’ye, "Ortada bir suç duyurusu kararı olduğu için, bu kararı uygulama yönünde şimdi top HSK’ya atılıyor. HSK, sandık kurulu başkanları ve görevlileri hakkında bir işlem yapılmasına gerek görmezse, hiçbir işlem yapılmayacak. Yani YSK, iptal ettiği seçimin suçluları hakkında suç duyurusunda bulunmuş gibi yaparak minareye kılıf uydurmaya çalışıyor. YSK, hırsız arıyor ama halen onu bulamıyor. Hukuk da kalmamıştır, seçim güvenliği de” şeklinde konuştu.

"Hukuk literatüründe yok”

Türkei Ömer Faruk Eminagaoglu Rechtswissenschaftler
Ömer Faruk EminağaoğluFotoğraf: DW/H. Köylü

Eski cumhuriyet savcılarından Ömer Faruk Eminağaoğlu da YSK’nın yaptığı yanlışların "hukuk literatüründe” bulunmayacak nitelikte olduğunu söyledi. Eminağaoğlu, “YSK bir seçim suçunun nasıl soruşturulacağını bilmiyor mu, yoksa bilmezden mi geliyor” diye soruyor.

YSK’nın başından beri seçimleri yöneten organlara müdahale ederek seçimlerin serbest koşullarda yürütülmesine müdahale ettiğini öne süren Eminağaoğlu, “Seçim takvimi işliyordu, seçimlere müdahale olmaması için YSK’nın hiçbir suç duyurusunda bulunmaması gerekiyordu. Suç duyurusu adı altındaki işlemi ile seçimi yönetecek organlar baskı altına alınmış, hakkında suç duyurusu yapılmayan diğer organlara da aba altından sopa gösterilmiştir. YSK’nın varlığı seçim güvenliğini yoketmiştir” değerlendirmesinde bulundu.

Hilal Köylü / Ankara

© Deutsche Welle Türkçe