1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git
PolitikaSuudi Arabistan

Suudi Arabistan’ın uluslararası yatırımları tehlikeli mi?

Cathrin Schaer
2 Ekim 2022

Suudi Arabistan petrolden sağladığı zenginliği, başka ülkelere devasa boyuttaki yatırımlaa harcıyor. Uzmanlar, Riyad’ın ekonomik gücünü, siyasi hedefleri için kullanmak isteyebileceğine işaret ediyor.

https://p.dw.com/p/4Hao3
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Salman bu hafta başbakan görevine getirildi.Fotoğraf: BARNI Cristiano/ATP photo agency/picture alliance

Belgelenmiş insan hakları ihlalleri ile dolu tarihi nedeniyle Körfez ülkesi Suudi Arabistan'a yönelik sık sık boykot çağrıları yapılıyor. Ama Suudi Arabistan'ın uluslararası alandaki yatırımlarına göz atmak, bunun ne denli zor olduğunu anlamak için yetiyor.

Son altı yılda Suudi Arabistan'ın Kamu Yatırım Fonu, uluslararası yatırımlarını devasa boyutta artırdı. Artık Amazon, Google, Visa, Microsoft, Disney, Nintendo, Uber, Paypal ve Zoom gibi dev şirketlerde paya sahip. Tatil şirketi Carnival, İngiliz futbol takımı Newcastle United ve dünyanın en büyük varlık yöneticisi Blackrock'un da sahibi.

USA Amazon Logo
Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu, uluslararası yatırımlarını son yıllarda arttırdı. Artık Amazon, Google, Visa, Microsoft, Disney, Nintendo, Uber, Paypal ve Zoom gibi dev şirketlerde paya sahip.Fotoğraf: picture-alliance/AP Photo/R. Saxon

 

Starbucks'ta aldığınız her kahve ya da çevrimiçi World of Warcraft oynadığınızda, aynı zamanda Suudi yatırımlarını da desteklemiş oluyorsunuz.

Radikal değişim

Pek çok ülke gibi Suudi Arabistan'ın da bir varlık fonu var. Kamu Yatırım Fonu aslında 1971'de kuruldu, ancak uzun süre düşük profilli, yerel yatırımlarla yetindi.

Değişim süreci ise 2015 yılında başladı. Kısaca "MBS" olarak da adlandırılan Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Salman, o dönem itibariyle kraliyetin servetini kendi adı altında konsolide etmeye başladı. Ve MBS, ülkeyi modernize etme ve petrol ticareti ile sınırlı ekonomiyi çeşitlendirme planlarının merkezine Kamu Yatırım Fonu'nu yerleştirdi.

Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikaları Merkezi'nden Karen Young, Washington merkezli Ortadoğu Siyaset Bilimi Projesi için 2019'da kaleme aldığı bir raporda, Suudi Arabistan'ın Kamu Yatırım Fonu için "Suudi ekonomi politikalarındaki yeni rolü emsalsiz" görüşünü dile getiriyor. Young, raporunda "MBS'nin hedeflediği yeni Suudi Arabistan'ın ekonomik büyümesinin motoru. Kamu kaynakları, bu fona yönlendiriliyor, kamu varlıkları bu fona nakit sağlamak için satılıyor" bilgisini de aktarıyor.

Saudi Arabien | Öl-Lager am Hafen von Jubail
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Salman, kraliyetin servetini, petrol ticareti ile sınırlı ekonomiyi çeşitlendirme planları için kullanıyor. Bu hedefini de Kamu Yatırım Fonu’nun yatırım hamleleriyle hayata geçiriyor. Fotoğraf: Bilal Qablan/AFP/Getty Images

Karen Young ayrıca bu fonun MBS'ye hızlı değişim ve para kazanma imkanı sağlarken, aynı zamanda da "özel teşebbüs için öngördüğü rol ile ilgili olarak içerdeki muhalefet ve farklı düşünenlere karşı elini güçlendirdiğine" işaret ediyor.

Hedef "en etkilisi" olmak

Suudi Arabistan'ın nihai hedefi; bu fonun 2030 yılına kadar 2 trilyon dolar değerindeki varlıklarıyla dünyanın en büyük ve en etkili bağımsız varlık fonu haline gelmesini sağlamak.

Halihazırda sahip olduğu varlıklarının değeri yaklaşık 629 milyar dolar. Bu, 2015 yılına kıyasla dört katı bulan bir artışa tekabül ediyor.

Norveç, 1 trilyon 400 milyon doları bulan varlığıyla dünyada en büyük kamu yatırım fonuna sahip olan ülke konumunda. Şimdilik altıncı sırada yer alan Suudilerin yatırım fonunun geleceği parlak, sıralamada da hızla yükselecek gibi görünüyor.

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, petrol fiyatlarında ciddi artışa yol açtı. Bunun sonucunda dünyanın ikinci en büyük petrol üreticisi konumundaki Suudi Arabistan, 10 yıl aradan sonra ilk kez bütçe fazlası vermeyi hedefliyor. Bu sayede Kamu Yatırım Fonu'na daha da fazla kaynak aktarabilecek.

Ancak bu fondaki kaynak artışı ile otoriter lider MBS'nin daha da güçleniyor olması, bazı gözlemcileri endişelendiriyor. Tüm bu uluslararası yatırımlar, bu hafta başbakan olarak atanan MBS'nin, Suudi Arabistan'ın siyasi gücünün daha da pekiştiği anlamına mı geliyor?

Kirli para mı?

Uluslararası Af Örgütü, geçen senenin sonlarında Suudi Arabistan'ın İngiltere'deki Newcastle United futbol takımını devralmasından duyulan endişeyi dile getirdi, bunun insan hakları ihlallerini "sporla örtbas etme" çabasını yansıttığını savundu.

LIV Golf turnuvaları ve yakın geçmişte Suudi Arabistan'da yapılan Formula 1 yarışları için de aynı eleştiriler gündeme getirilmişti.

Suudi Arabistan'ın Kamu Yatırım Fonu'nun Twitter'ın büyük ama aynı zamanda dolaylı yatırımcısı olması da kaygılara yol açıyor. Hatta fonun, bir başka Suudi şirketi üzerinde hissedar konumda bulunduğu Twitter'a 2015 yılındaki bir Suudi casusluk skandalı ile ilgili olarak etkide bulunduğu iddiaları gündeme getirildi. Sosyal medya şirketi bu iddiaları reddetti, hissedarların günlük operasyonlarına herhangi bir müdahalesi olmadığını savundu.

Symbolbild Social Media
Suudi Arabistan’ın Kamu Yatırım Fonu’nun Twitter’ın büyük ama aynı zamanda dolaylı yatırımcısı olması kaygılara yol açıyor. Fotoğraf: Jaap Arriens/NurPhoto/picture alliance

Suudi Arabistan, yatırım fonu ve Japonya'nın SoftBank gibi diğer fonlar aracılığıyla ABD teknoloji dünyasına milyarlarca dolar yatırım yaptı.

Hatta Amerikalı uzman Kara Swisher, Suudi Arabistan'ın artan ağırlığı için "Suudileri küresel ağdan çıkardığınız an her şey çöker" görüşünü aktardı.

Kâr amacı ön planda görünüyor

Alman düşünce kurulusu Politika ve Bilim Vakfı (SWP) tarafından 2019'da yayımlanan bir araştırmaya göre Suudiler'in Almanya'da büyük bir yatırımı yok.

Ancak Columbia Universitesi'nden Young, bundan değişim olabileceğine işaret ediyor. Körfez ülkelerinin varlık fonları ile ilgili bir kitap üzerinde çalışmalarını sürdüren Young, bu ülkelerin "savunma gerekçeleri" ile Yunanistan'a "enerji anlaşmaları" için de Almanya'ya yatırım yapmayı planladıklarını aktardı.

SWP 2019 yılı raporunda, Suudilerin Avrupa'daki yatırımlarını genişletmeleri halinde, bir siyasi etki değerlendirmesinin yapılması gerekebileceği uyarısında bulunmuştu.

Raporda, "Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu'nun yalnızca kar amacı güden bir yatırımcı olarak mı hareket ettiği, yoksa bir dış politika gündemi mi izlediği konusunda bir değerlendirme yapılması gerekecek" denmişti.

Bin Salman mit Olaf Scholz in Jeddah
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Bin Salman, 24 Eylül’de Almanya Başbakanı Olaf Scholz’u ağırladı.Fotoğraf: Balkis Press/abaca/picture alliance

Karen Young'a göre şimdilik Suudi Arabistan, ülke ekonomisinde dönüşüm sağlamak için bu fon üzerinden kar amaçlı yatırımcı faaliyetleri yürütüyor görünüyor. Young, bu fonun siyasi amaçlar için de araçsallaştırılabileceğini söylemekle birlikte "Şimdilik öncelikleri ekonomik büyüme, istihdam yaratma ve Suudi Arabistan'da istikrarın sağlanması" diyor.

Körfez ülkelerinin Mısır ve Türkiye rekabeti

Ama bölgedeki yatırımlarda durum farklı. Körfez ülkeleri, Mısır gibi bölge ülkelerine iktisadi bakımdan nüfuz edebilmek için yıllardı rekabet içerisinde. Bu rekabet, Mısır ve Türkiye gibi nakit sıkıntısı çeken ülkelerin, ciddi ekonomik sorunlar ve borçlarla boğuştuğu son dönemde hız kazandı.

Çok daha zengin komşuları, Körfez ülkeleri, İngiliz Financial Times gazetesinin "alışveriş çılgınlığı" olarak nitelendirdiği bir yaklaşım sergileyerek bu ülkelerde kelepir mal aramaya koyuldu.

Saudi-Arabien Besuch Präsident Erdogan bei Mohammed bin Salman
Türkiye, gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti davasını Suudi Arabistan’a devretmiş, Riyad’a “jest” olarak görülen bu adım sonrasında ilişkilerdeki gerilim geride bırakılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Nisan ayında Suudi Arabistan’ı ziyaret etmişti. Fotoğraf: MURAT C. MUHURDAR/Turkish Presidency/AFP

SWP'nin Ortadoğu ve Afrika Bölümü Başkanı Stephan Roll, Riyad'ın Mısır'ı çok değerli varlıklarını, kârlı kamu iktisadi teşebbüsleri ya da kârlı özel şirketlerindeki hükümet hisselerini, satmaya zorladığına dikkat çekiyor.

Şeffaflık sorunu

Son haftalarda Suudi Kamu Yatırım Fonu'nun sahibi olduğu yatırım şirketi SEIC'in Mısır şirketlerini satın aldığı, yatırım yaptığı ile ilgili haberler yayımlandığını hatırlatan Roll, "Ama bu tam olarak şeffaf bir şekilde gerçekleşmedi. Mısır sivil toplumunda bu gelişmeler endişe yaratıyor ve ülkelerinin Suudi Arabistan'a satılıp satılmadığını soruyor" diye konuştu.

Ancak Roll de Suudilerin, en azından şimdilik siyasi nüfuzdan ziyade konumlarını elverişli pazarlıklar için kullanmayı önceliklendirdikleri görüşünde.

Hamburg merkezli GIGA Ortadoğu Araştırmaları Merkezi'nden Sara Bazoobandi ise "Petrol piyasalarında sağladıkları büyük kazançları izleyen bu alışveriş çılgınlığı hiç de şaşırtıcı değil" diyor.

Bu fonlar için en yaygın motivasyonun finansal getirileri maksimize etmek olduğunun altını çizen Bazoobandi, "Ancak yatırımcı açısından her yatırım aynı zamanda bir çıkar arayışının parçasıdır. Ve şayet yatırımcı bir hükümet ise, işin içinde gayet tabii ki 'finansal olmayan çıkarlar' da olabilir" görüşünü kaydetti.