1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Kılıçdaroğlu elektrik faturası eylemiyle neyi hedefliyor?

22 Nisan 2022

Merkez Bankası ziyaretini diğer kamu kurumlarıyla sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu, şimdi de elektrik faturası eylemiyle konuşuluyor. DW Türkçe, Kılıçdaroğlu'nun çıkışlarının seçmen üzerindeki etkisini uzmanlara sordu.

https://p.dw.com/p/4AJ12
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu gaz lambası ışığında çalışırken
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu gaz lambası ışığında çalışırken Fotoğraf: ANKA

Peş peşe gelen elektrik zamlarını protesto amacıyla faturasını ödemeyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun evinin elektriğinin kesilmesinin yankıları sürüyor. Dün sabah saatlerinde sosyal medya hesabından evinin elektriğinin kesildiğini duyuran Kılıçdaroğlu, ilk yaptığı açıklamada, eyleminin bir sivil itaatsizlik çağrısı içermediğini vurguladı. Kılıçdaroğlu, "Bir direniştir. Eylemim ülkenin karanlıkta kalan ailelerine, çocuklarına ses olmak içindir" ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu'nun evinden "lüks lambası" adı verilen tüplü bir aydınlatmayla verdiği görüntü ile ilgili olarak da sosyal medyada birçok paylaşım yapıldı.

"Toplumun sorgulayıcılığını yapıyor"

Peki "Milyonların sesi olmak istediğini" vurgulayan Kılıçdaroğlu'nun bu eylemi, seçmen üzerinde nasıl bir etki yarattı? DW Türkçe, İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz ile siyasal iletişim uzmanı Dr. İbrahim Uslu'ya Kılıçdaroğlu'nun Merkez Bankası, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Milli Eğitim Bakanlığı gibi kurumlara giderek yaptığı çıkışlar ile son eyleminin vatandaş üzerinde bıraktığı etkileri sordu.

Siyaset bilimci Seren Selvin Korkmaz, Kılıçdaroğlu'nun son dönemlerde özellikle videolarla halka seslenerek ve devlet kurumlarının önüne giderek, toplumun bir anlamda sorgulayıcılığını yaptığına dikkat çekti. Bu çıkışların CHP'yi de toplumun dertlerini kucaklayan bir parti olarak göstermesi açısından önemli olduğunu belirten Korkmaz, bu çıkışların tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini, bütüncül bir parti politikasına nasıl dönüştüğünün önemli olduğunu söyledi.

Pek çok insanın bugün Türkiye'de elektrik faturasını ödeyemediğine dikkat çeken Korkmaz, "Ana muhalefet liderinin karanlıkta kalması oldukça aslında görünür kıldı bu hikayeyi. Bu açıdan çok değerli ve bence gerçekten insanların gündelik hayattaki dertlerine dokunan bir eylemlilik" dedi. Korkmaz, bu eylemlerin seçmen üzerinde etki edebilmesi için sürekli politikalar haline dönüştürülmesi gerektiğine de dikkat çekti.

"İnsanlar kendi durumunun yansımasını görüyor"

Kılıçdaroğlu'nun bir neo-liberalizm eleştirisi yaptığını da ifade eden Korkmaz, "Fakat CHP'nin kamucu ekonomi politikalarını biz çok yüksek sesle duyamıyoruz. CHP'nin farklı ekonomik modellerini toplumun dertlerine nasıl çare sunacağını çok yüksek sesle duyamıyoruz" eleştirisini getirdi. Korkmaz, Kılıçdaroğlu'nun eylemlerinin parti politikasına dönüşmemesi halinde istenen etkinin sağlanamayacağını da vurguladı.

Korkmaz, "Bu tür eylemler, güçsüzlük görüntüsü yaratır mı?" sorusunu da yanıtladı. Türkiye toplumunun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan gibi güçlü bir lider özlemi duyabileceğini belirten Korkmaz, "Ancak bu tarz çıkışların ben bugün bir acziyet yaratacağını düşünmüyorum. Çünkü özellikle elektrik kesilmesi hususu toplumun derdi" dedi. Pek çok insanın bugün faturasını, kirasını ödeyemediğini belirten Korkmaz, "Dolayısıyla insanlar, kendi durumlarının aslında yansımasını görmüş oluyor" ifadesini kullandı.

"Ayrı seçmen gruplarını hedefliyor"

Kamuoyu araştırmacısı İbrahim Uslu'ya göre ise Kılıçdaroğlu, her eylemiyle ayrı bir seçmen grubunu etkilemeye çalışıyor. Uslu, Kılıçdaroğlu'nun TÜİK ziyaretiyle, maaş zamları TÜİK verileriyle hesaplanan memurlar ve emeklileri, Milli Eğitim Bakanlığı ziyaretiyle de mülakatta elenen öğretmen adayları ve ailelerini hedeflediğini söyledi. Uslu, söz konusu kitlelerinin eyleme duyarlı davrandığını da ifade etti. Kılıçdaroğlu'nun şimdi de geçen yıl elektriği kesilen 3 buçuk milyon haneyi hedeflediğini kaydeden Uslu, "Elbetteki elektriği kesilen herkes CHP'ye oy vermeyecektir ama bir farkındalık yaratıyor" dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu TÜİK'e gitmiş, ancak içeri alınmamıştı
CHP lideri Kılıçdaroğlu TÜİK'e gitmiş, ancak içeri alınmamıştıFotoğraf: CHP

Kılıçdaroğlu'nun temel sorunlara dikkat çektiğini kaydeden Uslu, "Kılıçdaroğlu, bu sorunu yaşamış insanlarla bir duygudaşlık ve bir iletişim ilişkisi kurmaya çalışıyor. Bunların hepsi sonunda çeşitli seçmen kesimlerine ulaşma çabasıdır. Bu ulaşma çabasının ben mutlaka ve mutlaka belli ölçülerde karşılık bulacağını düşünüyorum" diye konuştu.

"Zihinsel bariyerleri kaldırıyor"

Uslu, bu şekilde mesafeli seçmenin zihinsel bariyerleri kaldırmaya başladığını da ifade etti. Seçmenin çok parsellendiği bir dönemden geçildiğini ifade eden Uslu, "Bu atmosferde bu tür mikro hedeflere gözeterek belli sosyo ekonomik statü gruplarını hedefleyerek veya belli alt kümeleri hedefleyerek bir siyasal çalışma sürdürmek rasyonel bir yöntem" dedi.

2021 yılı başlarında CHP'nin oyunun yüzde 22'ler civarında olduğunu hatırlatan Uslu, politika değişikliğinin ardından CHP'nin bugün oyunu yüzde 25-27 aralığına çıkardığını vurguladı. CHP'nin hedef kitlesi olarak yalnızca iktidar seçmeni düşünmediğini kaydeden Uslu, "CHP'nin oy alabileceği potansiyel havuzlara baktığınızda orada da bir çeşitlilik görüyorsunuz. Cumhur İttifakı'nın mutsuz seçmenleri, muhalefet partilerini destekleyen ama CHP'ye oy vermeyen diğer seçmenler. Bir de politikaya küsmüş, politikadan umutsuz seçmenler" dedi.

Kılıçdaroğlu'nun bu üç kitle üzerinde etki yaratmaya çalıştığını kaydeden Uslu, "Türkiye'de güçlü lider algısı var. Bu eylemler, güçsüzlük olarak algılanır mı?" sorusunu da şu sözlerle yanıtladı: "Elbette ki böyle düşünenler olabilecektir. Fakat bu daha çok iktidarın tarafının kullandığı bir argüman. 'Zaten zayıf ve güçsüz lider. Dolayısıyla bir kamu kurumuna giremeyen Türkiye'yi nasıl yönetecek.' Fakat biraz nesnel bakan ve bu sorunları esas yaşayan seçmen grupları bunun amacının ne olduğunu biliyor."

Kılıçdaroğlu'nun evinin salonu lüks lambası ile aydınlatıldı
Kılıçdaroğlu'nun evinin salonu lüks lambası ile aydınlatıldıFotoğraf: ANKA

Elektrik tartışması nasıl başlamıştı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aralık ayından itibaren elektrik tarifelerine peş peşe gelen zamlar üzerine Şubat ayında açıklama yapmış, zamlar geri alınana kadar faturasını ödemeyeceğini açıklamıştı. Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği uyarınca 65 yaş üstü vatandaşların elektriğinin kesilebilmesi için en az üç dönem boyunca faturasını ödememiş olması gerekiyor. Bu yüzden Kılıçdaroğlu'nun elektriği üç ay boyunca kesilememişti. Bu sürenin dolması üzerine dün sabah saatlerinde Kılıçdaroğlu'nun evine giden EnerjiSA ekipleri, elektriği kesti. Kılıçdaroğlu, 4 milyon hanenin elektriğinin kesildiğini belirterek, eylemini karanlıkta kalan ailelerin sesi olmak amacıyla yaptığını söyledi.

Kesinti polemiği

Bu açıklamanın ardından elektriği kesilen hane sayısı ile ilgili de polemik başladı. Kılıçdaroğlu'na yanıt veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise çarpıtma yapıldığını ileri sürdü. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Dönmez, şu ifadeleri kullandı: "Sayın Kılıçdaroğlu'nun bugün 4 milyon hanenin elektriği kesikmiş gibi oluşturmaya çalıştığı söylem algıdır, manipülasyondur, çarpıtmadır. Bugün itibarıyla tüm abone gruplarında elektriği kesik abone sayısı 278 bindir. Bu da toplam abone içinde yüzde 0.6'dır."

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç da, TBMM'de yaptığı konuşmada Bakan Dönmez'e yanıt verdi. Dönmez'in şu an itibariyle elektriği kesik hane sayısını açıkladığını belirterek, çarpıtma yaptığını iddia eden Özkoç, Kılıçdaroğlu'nun bir yıl içerisinde elektriği kesilen hane sayısını gündeme getirdiğini ifade etti.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının verilerine göre 2021 yılında toplam 2 milyon 776 bin 461 mesken abonesinin elektriği geçici olarak kesildi. Ticarethane ve sanayi aboneleriyle birlikte elektrik kesintisi yaşanan bütün abonelerin sayısı toplamda 3 milyon 449 bin 344'ü buldu.