1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Ankara-Berlin hattında kırılma noktası: 15 Temmuz

3 Haziran 2017

Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel'in İncirlik krizinde çözüm için son bir girişim olarak pazartesi günü Ankara'ya gitmesi bekleniyor. Berlin üssün ziyaretine izin verilmesini beklerken Ankara'ya göre sorun çok daha derin.

https://p.dw.com/p/2e3F1
Berlin Merkel Erdogan
Fotoğraf: Imago/Zuma

Ankara-Berlin hattında İncirlik krizi tırmanırken dikkatler Alman Dışişleri Bakanı Gabriel’in Ankara ziyaretine çevrildi. Türk Dışişleri, ziyaretin krizin çözümüne giden yolda etkili olması için “Almanya’nın Ankara’nın isteklerini yerine getirmesi” gerektiğini belirtiyor. Bu istekler arasında 15 Temmuz darbe girişimi sonrası Almanya’ya iletilen ‘iade dosyaları’ öne çıkıyor.

Ankara'ya göre 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi ve sonrasında yaşananlar Türkiye-Almanya ilişkilerindeki kırılmanın dönüm noktası sayılıyor.

Darbe girişimine Almanya’nın "zamanında" tepki göstermediğini düşünen Ankara, Almanya’dan Türk hükümetine desteğin "gecikmeli ve şüpheli" geldiğini, bu yüzden de taraflar arasındaki güven bunalımının bir dizi krizi tetiklediğini düşünüyor. Dışişleri yetkilileri de “İncirlik krizi de bu krizlerden sadece biri” diyor ve Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in ziyaretinin çözüm getirmesi için taraflar arasındaki güven bunalımının kalkması koşuluna vurgu yapıyor.

Aynı yetkililere göre güven bunalımının kalkması için de Almanya’nın atacağı en etkili adım Türkiye’nin Almanya’dan istediği Fethullah Gülen yanlısı isimlere ilişkin iade dosyalarına "hızlı yanıt verilmesi" olacak.

Türkei Luftwaffenstützpunkt Incirlik
Fotoğraf: picture alliance/dpa/F. Bärwald

Gülpınar: Türkiye destek yerine haksız eleştiri gördü

Türkiye-Almanya arasındaki krizin tırmanmasında 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşananların ne kadar etkili olduğu Ankara’da her yerde sorgulanıyor. TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Kasım Gülpınar, DW Türkçe’ye bu yönde değerlendirmede bulunurken, Almanya’nın “Türkiye’deki muhaliflere kapımız açık” tutumunu 15 Temmuz’dan sonra her durumda vurgulayarak, Türk hükümetindeki gerilimi artırdığını düşünüyor.

“Son bir yılda Türkiye’nin aleyhinde o kadar çok karar alındı ki, taraflar arasında sürekli güven zedelenmesi yaşandı” diyen Gülpınar, “15 Temmuz benzeri şeyler Almanya’da yaşansaydı Türkiye’nin tavrı Almanya’nınki gibi olmazdı. Türkiye, destek göreceğine haksız eleştiri gördü” diyor. Gülpınar, Gabriel’in ziyaretinin İncirlik krizi dahil tüm krizler için çözüm olup olmayacağı konusunda ise ümitli konuşmayı tercih ediyor. Gülpınar, “İkili görüşme olmadan hiçbir şey olmaz. Ümitli olmak istiyoruz ve diyaloğu tercih ediyoruz” diyor.

Türkiye-AB ilişkileri konusundaki uzmanlığıyla da bilinen eski dışişleri bakanlarından Yaşar Yakış da DW Türkçe’ye “15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşananlar, Türkiye-Almanya arasındaki krize tuz-biber ekti” tespitini yapıyor. Yakış, Haziran 2016’da Alman Parlamentosu’nun 1915 olaylarını soykırım olarak tanıyan kararının ardından ilişkilerin "çok gerilimli ve çok krizli" bir döneme gireceğinin işaretinin verildiğini belirtirken, "15 Temmuz darbe girişiminden sonra ise tam bir güven bunalımı yaşanmaya başladı” diyor.

Yakış, bu süreçte Ankara’nın Almanya’yı kendine yeterince destek vermemekle suçladığını, Almanya’nın da kendini ‘tam olarak anlatamadığını’ söylüyor. “Karşılıklı suçlamalar öne çıktı ve diplomasi işletilemedi. İlişkiler tam anlamıyla arıza yaptı” diyen Yakış, Gabriel ziyaretinin sonuç vermesinin de "zor olduğunu" söylüyor. Yakış, “Sonuç alabilmek için iki tarafın da iradesinin tam olması gerekir ancak iki taraf da bunun yoksunluğunu yaşıyor” tespitini yapıyor.

Bağcı: OHAL kalkmadıkça iadeler zor

ODTÜ Uluslararası İlişkiler’den Prof. Hüseyin Bağcı da, Ankara ile Almanya’nın arasının 15 Temmuz yüzünden açıldığını düşünüyor. Bağcı, neden böyle düşündüğünü DW Türkçe’ye “Darbe girişimi olduktan hemen sonra Rusya ve İran’dan destek gören Ankara, Batı’nın uzunca bir süre sessiz ve şüpheli kaldığını tespit etti. Erdoğan da bunu affetmedi ve en çok Almanya’ya yüklendi.

Daha da ötesi Türkiye, Almanya’ya gönül koydu ve mantıklı hareket etmek yerine duygusal davranmayı tercih etti” sözleriyle açıklıyor. “İncirlik krizi dahil bütün krizlerin Gabriel’in ziyaretiyle çözülmesinin mümkün olmadığını” anlatan Bağcı, “Krizlerin çözülmesi için Türkiye’nin normale dönmesi, OHAL’in kalkması gerekir. Türkiye’de adil yargılama olmadığı sürece Almanya’nın herhangi bir iade talebini yerine getirmesi mümkün olmayacaktır” değerlendirmesi yapıyor.

Almanya’yı sadece Gülen bağlantılı değil PKK bağlantılı isimleri de koruduğu gerekçesiyle eleştiren Ankara, başta Almanya'da olduğu düşünülen Zekeriya Öz ve Celal Kara gibi savcılar olmak üzere Gülen bağlantılı birçok ismin "acilen iadesinde" ısrar ediyor.

İki yılda krizler silsilesi

“Ankara-Berlin hattında son iki yılda neredeyse krizsiz gün geçirmedik” diyen Ankara, bu krizlerin bir özetini de Gabriel’le görüşmede masaya getirerek “İadelerdeki ısrarımızı anlayın” çağrısı yapmaya hazırlanıyor. O krizlerin özeti de şöyle:

Alman Parlamentosu’nun 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamasının ardından Alman parlamenterlerin İncirlik üssünü ziyaretine ilişkin engellemeler başladı. Dönemin Dışişleri Bakanı Steinmeier soykırım konusundaki parlamento kararının hukuki bağlayıcılığının olmadığını söyleyerek İncirlik krizini yumuşattı ancak sonrasında 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı.

Almanya’nın 31 Temmuz’da Köln’deki "Darbeye karşı Demokrasi Mitingi"ne Erdoğan’ın telekonferans yoluyla katılmasını engellemesi taraflar arasında daha büyük bir krizin habercisi oldu.

Türk bakanların 16 Nisan referandumu ile ilgili Almanya’da konuşma yapmalarının engellenmesi de Ankara’nın Almanya’ya karşı tavrını sertleştirdi. Öyle ki, konuşması engellenen Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, “Türkiye’nin aleyhine kim ne faaliyette bulunursa, Almanya o faaliyette bulunanları himaye eden yaklaşım içinde” dedi. HDP’lilerin tutuklanmasına Almanya’nın sert tepki göstermesi de Ankara’yı kızdırdı. Ankara, Almanya’yı "teröristleri korumak" ve "teröre destek vermekle" suçladı.

Almanya’yı terkeden imamlardan dördünün evlerine federal başsavcılığın baskın yapmasının ardından Ankara bu kez “Alman makamlarını keyfi uygulamalara bir an önce son vermeye davet ediyoruz” açıklaması yaptı. Bu süreçte Merkel’in Türkiye’ye ziyaretlerinin de gerilimi düşürmemesi dikkat çekti.

© Deutsche Welle Türkçe

Hilal Köylü / Ankara