1. İçeriğe git
  2. Ana menüye git
  3. DW'nin diğer sayfalarına git

Almanya’da asgari ücret tartışması

Jürgen Liminski26 Aralık 2007

Almanya’da yaklaşan eyalet seçimleri, federal hükümeti oluşturan Hristiyan Birlik ve Sosyal Demokrat Parti tarafları arasındaki tartışmayı büyüttü. Uzmanlar uygulamanın işsizliği tırmandıracağı uyarısında bulunuyor.

https://p.dw.com/p/CgLv
Almanya'da bazı branşlarda uygulamaya konan asgari ücretle ilgili sendikaların talepleri aşırı bulunuyor.
Almanya'da bazı branşlarda uygulamaya konan asgari ücretle ilgili sendikaların talepleri aşırı bulunuyor.Fotoğraf: AP

Asgari ücretlerin çalışan fakirler ordusunun büyümesine yol açmasından sonra bazı branşlarda asgari saat ücreti uygulanmasını kararlaştıran Hristiyan Birlik ve Sosyal Demokrat partiler koalisyonunun bundan sonra alacağı ücretlendirmeyle ilgili kararlar merakla bekleniyor. Toplu sözleşme hürriyetine ters düşeceği gerekçesiyle asgari ücretin yasayla belirlenmesine asla izin vermeyeceğini söyleyen Başbakan Merkel’in geri adım atmasından sonra Sosyal Demokrat Parti bu uygulamanın bütün branşlara yayılacağını duyurmuştu. Bilim adamları ise asgari ücretin devlet tarafından belirlenmesinin rekor işsizliğe yol açacağı uyarısında bulunuyorlar.

Noel öncesinde artan tüketim harcamalarının konjonkütü olumlu yönde etkilemesine rağmen Almanya’nın ekonomik büyüme hızıyla ilgili beklentilere gölge düştü. ABD’den gelen olumsuz sinyaller ve öncelikle enerji maliyetiyle gıda maddesi talebindeki global artışın körüklediği enflasyon nedeniyle durgunluk tehlikesi büyüyor.


KDV artışının etkisi

Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün başkanı Hans–Werner Sinn, 2008’de Almanya’nın ekonomik büyüme hızının %1,8 olacağını belirtiyor.
Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün başkanı Hans–Werner Sinn, 2008’de Almanya’nın ekonomik büyüme hızının %1,8 olacağını belirtiyor.Fotoğraf: AP

Münih’teki Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsü’nün başkanı Hans–Werner Sinn yıl başında üç puan artan katma değer vergisi oranının tüketicinin satın alma gücünü devlete kaydırdığını bu nedenle tüketim harcamalarının yıl genelinde vasat kalacağını söylüyor. Profesör Sinn, ekonomik durgunluğu resesyon, yani negatif büyümenin izleyip izlemeyeceği şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi:

“Hayır, resesyon söz konusu olamaz. Büyüme hız kaybediyor. 2008’de Almanya’nın ekonomik büyüme hızı %1,8 olacak. Son yıllara kkıyasla küçümsenemeyecek bir oran. Ancak başta tüketim olmak üzere bazı riskler de var. Tüketim harcamalarının beklediğimiz gibi %1,5 oranında artacağı şüpheli. Tüketici ya da yatırımcı kötümserleşebilir. Döviz kurlarının seyri hakkında da kesin tahminde bulunmak çok zor.”

“Sendikaların talebi aşırı“

Diğer ekonomistler gibi Hans-Werner Sinn de sendikaların talep ettiği ücret zammını aşırı buluyor ve artan ücretlerin tüketim harcamalarını da arttıracağı tezine katılmıyor. Profesör Sinn işgücü maliyetlerindeki artışın yatırımları frenleyeceğini hatırlattı. Alman ekonomi uzmanı eyalet seçimleri öncesinde asgari ücret konusunun gündeme getirilmesinin popülist bir yaklaşım olduğunu, bu uygulamanın bütün branşlara yayılmasının artık önlemeyeceğini ancak feci sonuçllara yol açacağını belirttikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sosyal politika hedeflerine asgari ücretle varılamaz. Devlet ücret ve fiyatlara karışmaz, gelir dağılımını mali politikalarla şekillendirir. Yani zenginden daha fazla alınıp fakire verilebilir. Ama dar gelirlinin maliyetini arttırırsanız, bu sunni pahalılık yaratır ve çoğu işsiz kalır. Sosyal politikada atılabilecek en hatalı adımlardan biri olur ve işsizlik çığ gibi büyür.”


Sorun, nüfus yapısında

Profesör Sinn Almanya’nın nüfus yapısı ve emeklilik sigortasındaki krizle ilgili görüşlerini de şöyle özetledi: “Emekli maaşlarının sürekli düşmesi halkın, ilerde tüketime daha fazla para ayırabilmek için harcamalarını kısıp para biriktirmesine yol açıyor. Almanya’nın nüfus yapısından kaynaklanan problemleri var. Bugün 40 yaşında olanlar 30 yıl sonra emekliye ayrıldıklarında, çalışan nüfus, yani onların emekli maaşını ödeyenlerin sayısı azalmış olacak. Devletin sunduğu ek emeklilik sigortası imkanından çalışanların sadece üçte biri yararlanıyor. Bu da Almanlar’ın geleceklerini düşünmeden bugünü yaşamaya eğilimli olduklarını ortaya koyuyor.”